Yazımda insülin direnci olan hastalarda gördüğüm yanlış uygulamalar ve “Bunları nasıl düzeltiriz? En etkili bir şekilde insülin direncini nasıl kırarız?” sorularına cevap bulabilirsiniz.
İnsülin Direnci Nedir?
İnsülin pankreastan üretilen kan glukozunun hücrelere geçişini sağlayan hormondur. insülin direnci ise üretilen insülinin yeterli etkiyi gösterememesi, hücrelerin kan glukozundan yeterince faydalanamaması durumudur.
Yeterince faydalanamayınca ne olur?
Hücrelerimiz faaliyetleri için gerekli enerjiyi glukozdan alırlar. glukoz metabolizmasında oluşan aksaklık hücre, doku ve organları da etkileyecektir. Sonuçta pankreas daha fazla insülin üreterek tolere etmeyi belli bir süreliğine başarır. Ancak zamanla bu da yetersiz kalır. Yüksek insüline rağmen normal dışı kan şekeri seviyeleriyle karşılaşırız.
İnsülin Direncinin Tetikleyicileri Nelerdir?
- Karın/bel bölgesi yağlanması
- Obezite
- Gestasyonel diyabet/ gebelik şekeri
- Karbonhidrat ağılıklı beslenme ( alınması gerekenin üzerinde)
- Alkol kullanımı
- Sigara
- Karaciğer yağlanması
- Hareketsiz yaşam
- Hormonal bozukluklar
- Aile öyküsü
- İleri yaş
- steroid, antipsikotik ilaç kullanımı
- genetik
- Uyku düzensizlikleri
Komplikasyonları Nelerdir?/Nelere Yol Açar?
- Hiperglisemi/hipoglisemi(kan şekerinin yüksekliği/düşüklüğü)
- Hiperlipidemi (kan yağlarının yükselmesi)
- inme/felç
- Böbrek hastalıkları
- Görme problemleri
- Alzhemier
- Pre-diyabet
- tip2 diyabet
- Cilt üzerinde olumsuz etkileri ve cildin hızlı yaşlanması
İnsülin Direncinde Beslenme
Sizlere klinik tecrübemden bahsedeceğim. İnsülin direnci olan hastaların hemen hepsinde farkettiğim şudur: DÜZENSİZLİK…
Bu insanların belli bir beslenme düzenleri yoktur. Bir gün kahvaltı yapar, diğer günler kahvaltı nedir hatırlamazlar. bir gün 12:00’de yerler diğer gün 15:00’te. Aynı şekilde uyku düzenleri de yoktur. Bir kısmı çeşitli sebeplerden geceleri düzenli uyuyamaz, bir kısmı da sabahları düzenli uyanmaz. Düzenli fiziksel aktiviteden bahsetmiyorum bile. Bizim milletimizin spor yapma sıklığı kitap okuma sıklığıyla yarışır durumda ne yazık ki. “Ama ben çok yoruluyorum. Koşturmaktan canım çıkıyor bütün gün.” diyorsanız sizi Sağlıklı Beslenmede Üçüncü Adım başlıklı yazımı okumaya davet ediyorum. Gelelim su tüketimine, insülin direnci metabolik sendrom olarak da bilinir. Metabolizmamızın sağlıklı çalışabilesi için de en başta suya ihtiyaç vardır ve insülin direnci olan bireyler sağlıklı su tüketim seviyesini bir türlü yakalayamazlar
İşin püf noktası düzendedir kısaca. Bizim düzenli bir yaşam tarzımız olacak ki metabolizmamız da düzenli çalışsın, sekteye uğramasın. Öğünlerimizin sayısı gün gün farklılık göstermemeli, her gün aynı saat aralığında öğün düzeni oturtmalıyız. Yani öğün sayımız her gün aynı olmalı, kahvaltıyı her gün aynı saatte, diğer öğünleri de gene aynı şekilde saatlerinde değişiklik yapmadan gerçekleştirmeliyiz.
Bir diğer püf nokta yeterli ve dengeli beslenmedir. Bu konuya ayrıntılı bir şekilde başka bir yazımda da değineceğim fakat kısaca bahsetmek gerekirse; düzenli ve dengeli bir şekilde günlük ihtiyacımız olan besinleri öğünlere yerleştirmektir, diyebilirim. Yani ihtiyacımızdan azını değil, ihtiyacımız kadarını ve bir-iki öğüne yük bindirerek değil, tüm öğünlere bölerek beslenme düzenimizi oturtmalıyız.
Kilo fazlanız varsa sağlıklı bir şekilde kilo vermeniz gereklidir.
İnsülin direncine iyi gelen bir anda düzelten bir yiyecek yoktur!!!
Beslenme Uzmanı ile işbirliği yapmanızda fayda vardır. Zira insülin direnci uygun beslenme tedavisi+ fiziksel aktivite + yaşam tarzı değişikliği + (doktor gerekli görürse) medikal tedavi ile geri döndürülebilirdir.

Yorum bırakın